HubSpot Inbound Sertifikası Alırken Öğrendiğim 3 Şey |
HubSpot Inbound Sertifikası Alırken Öğrendiğim 3 Şey

Yaklaşık 1 sene boyunca Hubspot müşterisi olarak aylık toplantılar yapıp özellikle Inbound pazarlama konusunda hatrı sayılır sonuçlar elde ettikten sonra, Inbound Marketing çözümlerinde dünyanın en prestijli ve büyük şirketlerinden biri olan HubSpot’ın sertifika programına katılmaya karar verdim.

Tabi ki bu süreç sandığım kadar kolay olmadı ve birçok şey öğrendim. Kısaca bahsetmek gerekirse;

1- Başarı sandığımız kadar kolay gelmiyor

Hubspot inbound sertifikasi

Testi ilk çözdüğümde aldığım puanım %66’ydı ve bu ne yazık ki %75 barajını geçmem ve sertifikayı almam için yeterli değildi. Açıkçası sonucu ilk gördüğümde hemen testi suçlayıp “ya zaten çok teknik sorular vardı bence saçmaydı” dedim içimden kendimi rahatlatmak için. Fakat daha sonra düşündükçe aslında bu konuda eksiklerimin sandığımdan daha fazla olabileceğini ve biraz üzerine çalışmam gerektiğini fark ettim. Ve diğer denememde %88 ile sertifikayı kaptım!

Ve yine efor sarfetmeden başarının gelmediğini görmüş olduk.

2- Küçük sandığımız şeyler aslında belirleyici olabiliyor

Hubspot inbound sertifikasi

Yaklaşık 12 başlık üzerine fazla değil birkaç gün içerisinde baktıktan sonra aslında en başta küçük gördüğüm birçok noktada eksiğim olduğunu fark ettim. Landing page hazırlarken ya da sosyal medya’da bir içerik belirlerken dikkat etmem gereken bazı küçük noktaları kaçırıyormuşum ki bu küçük noktalar benim 9 puan eksik yapmama sebep olup sertifikayı almamı engelleyecek seviyeye bile gelmiş. Yani aslında bildiğim birçok anlamlı şeydense kaçırdığım küçük noktalar benim hikayemde belirleyici olmuş.

Demek ki günün sonunda ayrıntı deyip geçmemek, iyice anlamak, öğrenmek lazımmış.

3- Pazarlamada bizi başarısız yapan şey müşteriyi değil kendimizi düşünmemiz

Hubspot inbound sertifikasi

Sorular içerisinde birkaç tane içerik hazırlamalı madde vardı, soruların bu defa cevapları değil varlıkları beni düşünmeye itti. İçerik hazırlarken durmadan personaları öncelik alsak da, değerli bir içerik sunmaya çalışsak da bir şekilde elimiz her zaman kendimizden bahsetmeye gidiyor. Açıkçası ben bunu pek istemli de yaptığımızı düşünmüyorum. Ama bir içeriği yayınlamadan önce farklı kişilere okutmakta, başlığı vs birkaç farklı şekilde yazmaya çalışmakta yani yayınlamadan önce bir de süzgeçten geçirmekte yarar var diye düşünüyorum.

En büyük hatamız yaptığımız işleri mükemmel görmek ve ortaya çıkan her ürüne – video olabilir, blog yazısı olabilir hatta sosyal medya statusu bile olabilir – kusursuzmuş gibi davranmak. Aslında tüm bunlara hala geliştirilebilecek bir şeymiş gibi bakarsak daha anlamlı sonuçlar elde edebiliriz günün sonunda.

İşin özü…

Her zaman gidilecek çok yolumuz var. Önemli olan öğrenmeye ve kendimizi geliştirmeye açık olmamız. Doğru bir rehber ve yol haritası bulduktan sonra bize sadece emek vermek kalıyor. Tüm bunları yaptığımızda zaten istediğimiz başarıyı elde ediyoruz. Ki bu başarı her zaman yola çıkarken elde etmek istediğiniz ödülle ya da yaptığınız scor ile ölçülmüyor. Geriye dönüp baktığınızda öğrendikleriniz eğer verdiğiniz emeği hakediyorsa bu doğru bir alışveriş olur ve siz başarmışsınız demektir.

Hubspot Inbound Sertifikası ile ilgilenenler bu sayfadan bilgi alabilirler.




About Author

Gülşah Semiz
Passionate learner with more than five years hands-on experience in social media, inbound marketing, SEO, front-end web development, and marketing in general. Worked with various organizations including start-ups, corporates and non-profits. Currently, pursuing her master degree in Marketing Analytics at Bentley University.